SON HABERLER
 
 
kod: 282623
نظرات: 111388 بازدید
Tarih: 16 Mart 2017 Persembe
Ahmet Tanrıkulu
Kemalizm, parlamento ve militan sistemine veda; Türkiye’nin yeni anayasası ve onun ülke geleceğine olan etkisi-2
……. Eğer 1980 yılındaki anayasa maddelerini getirenler emniyet ve istikrar yollarını haddinden fazla olan askeri düzene tercih etselerdi, günümüzde siyasi olarak hükümet alanında istikrarın Cumhurbaşkanına yetkileri verilmesi olarak bilirlerdi. Bu durum siyaset alanında laik olan askeri düzenin aleyhine atılmış önemli bir adımdır.
0 0 View 0 نظر
[+] metin Boyutu [-]

Cam Haber Ajansı (JAM)-OLUMLU GETİRİLER:

Eğer Türkiye’de olan bu köklü değişikliğe olumlu bir pencereden bakıldığında, yeni anayasanın önemli ve ölçü olacak getirileri askeri düzenle veda, darbeyle veda, Kemalizm’le veda, karışıklık ve istikrarsızlıkla veda olarak görülebilir.

Türkiye’nin şimdiki anayasası 1980 yılında yapılmış olan askeri darbe ile şekillenmiştir ve bu anayasa 2010 yılında askeri sistemin güç ve siyasette yapacağı bir takım yetkilerini ellerinden alacak şekilde düzenlemeye gidilmiştir. Ama yeni anayasa 21. Asırda kanun ve siyaseti postalları altına alarak ezen ve açık örneği son darbe hareketi olan bu askeri sisteme son darbeyi vuracak gibi görünüyor.

Seçimlerde askerlerin aday olmasının yasaklanması ve Cumhurbaşkanının başkomutan olarak tayin edilmesi, askerin siyaset alanından çıkarılmasının açık iki örneğidir. O anayasada hukuk ve medeni suçlarda askerlerin genel mahkemelerde yargılanması kaldırılmıştı. Türkiye anayasasındaki bu ıslahat, gerçekte siyaset ve demokrasiye uygun olmayan bir şekilde bağlanan bu askeri düzen yavaş yavaş bu bağlılığını kaybedecektir.

Yeni anayasada başbakanın kaldırılması ve yetkilerini Cumhurbaşkanına devretmesi büyük eleştirilerle karşılaşmıştır. Ama bu durum demokrasiyi savunan ülkelerin genelinde kabul edilmiştir. Bu durumun olumlu yönleri vardır ve onların önemlilerinden biri karar alma mekanizmasındaki mümkün olan karışıklığın önlenmesidir. Örnek olarak 1360 hicri şemşi yılında İran İslam Cumhuriyetinde bu durum meydana gelmiş ve 1368 hicri şemşi yılında yeni anayasayla başbakanlık kaldırılmıştır.

Türkiye siyasetinde parlamentoda meydana gelen hilelerden kaynaklanan kararsızlıklar, meclis karışıklığının olumsuz etkileri bu ıslahatın olumlu getirilerinden sayılmaktadır.

Geneli Müslüman olan Türkiye toplumuna yeni anayasanın olumlu getirilerin arasında laik Mustafa Kemal Atatürk’ün ideolojilerinden ilham alan askerlerin ve laiklerin yargı kurumlarından uzaklaştırılması bu anayasanın onları uzaklaştırma mukaddimesidir. Dini bir anayasa olduğu söylenemese de laiklerin ve askerlerin siyasi ve yargı alanında daha az faaliyet yapacağı görülmektedir.

OLUMSUZ GETİRİLER:

Söylenen olumlu getirilere ilave olarak Türkiye içerisinde oluşan olumsuz getirileri de vardır. Olumlu getirileri şüpheye düşürecek olan olumsuz getiriler arasında, mecliste Erdoğan ve etrafındakilerin uzmanlar tarafından fazla bir şekilde eleştirilmesidir. Muhalifler arasında CHP ve DSP… yer almaktadır.

Uzmanların genelinin incelediği olumsuz getirilerden biri, Cumhurbaşkanı tarafından bakanların atanma ve çıkarılma meselesi ile meclisin Cumhurbaşkanına nasıl nezaret edeceği meselesidir. Cumhurbaşkanı düzeni, askerlerin siyasetten ve güçten uzaklaştırılmasına çalışması bu kanunların olumlu yönü olmasına rağmen, Cumhurbaşkanının bakanları atama ve çıkarmasında tam yetkili olması, meclisin Cumhurbaşkanına karışık ve zor bir şekilde nezaret etme durumu, burunlara diktatörlük kokuları gelir gibi algılanan konulardır. Gerçekte bu ıslahatı planlayanlar, güçler ayrılığını dikkate aldıklarında meclisin kabine ve Cumhurbaşkanına nezaret etmesini, bunun yanında parlamentonun dağılma hakkının Cumhurbaşkanına verilmesini dikkate almazlarsa, parlamentodan kaynaklanan kararsızlığı karanlık kararlılığa ve boğucu diktatörlüğe dönüştürebilirler.

Yeni anayasa ile Cumhurbaşkanı ve meclis seçimlerinin aynı zamanda yapılması, Cumhurbaşkanının gücünde yükselmeğe doğru etki bırakabilir. Gerçekte seçimlerin aynı zamanda olması, halkın Cumhurbaşkanını bir partiden seçmesi, şüphesiz olarak parlamentoda da o partinin milletvekillerinin meclise olan eğilimleri daha da fazla olacaktır. Gerçekte devlete en az düzeyde bile nezaret etmenin mümkün olduğu, aynı yönde olan yasama ve yürütme güçlerinin iş başına geldiğini göreceğiz.

Ama iç siyasette yeni anayasada olan olumsuz getirilerin en önemlilerinden biri, bir cümle ile özetleyebileceğimiz şu durumdur: “Her şey kazanan parti için”!

……..  

Ahmet Tanrıkulu

TR. JAMNEWS

Anahtar Kelimeler
İLGİLİ HABERLER
YORUMLAR

Name:
Email:
Comments:
YORUM GÖNDER
İSİM:
E-posta:
YORUMLAR:
GÖNDER
چاپارک
"Jam News" için tüm hakları saklıdır