SON HABERLER
 
 
kod: 282643
نظرات: 86 بازدید
Tarih: 17 Mart 2017 Cuma
Soner Yalçın
Tarihin sarkacı
Kim ki… Yanınıza gelip referandum sonuçlarıyla ilgili “zaten evet çıkacak” diyorsa “o zaman daha çok çalışmalıyız” deyiniz.
0 0 View 0 نظر
[+] metin Boyutu [-]
Kim ki…
“Sandığa gitmek faydasız çünkü hile var” diyorsa “siz hiç sandık görevlisi oldunuz mu” diye sorunuz.
Kim ki…
“Bu işler sosyal medyada propaganda yapmakla olmaz” diyorsa “sen sosyal medyanın gücünü biliyor musun” diye sorun. Ve…
Şu örneği verin…
Adı, Bill de Blasio (d.1961)…
New York belediye başkanlığı 2013 seçimine adaylığını koyduğunda kimse umursamadı. Zaten partisi Demokratlardan bile dokuz rakibi vardı. İlk anketlerde beşinci sıradaydı.
Fakat. Seçim kampanyası başlamasıyla ismi ön plana çıkmaya başladı.
Rakipleri ve medya adaylığını önemsemeye başladı. Hemen ardından hayatını didik didik ettiler. O da ne?
Neoliberalizm karşıtı sıkı bir solcuydu. Columbia Üniversitesi'ndeki yüksek lisansını verdikten sonra, -ABD Başkanı Reagan'ın nefret ettiği- devrimci Sandinist gerillalara gıda ve tıbbi yardım için Nikaragua'ya gitmişti.
Orta Amerika'daki sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi için kâr amacı gütmeyen New York'ta bir organizasyonu yürütmüştü.
Yerel bir hastanenin kapatılmaması için düzenlenen gösteride polis tarafından gözaltına alınmıştı.
Yetmezmiş gibi, eşi aktivist ve şair Chirlane McCray siyahi'ydi; ve yıllar önce lezbiyen olduğunu açıklamıştı.
Alman kökenli babasının değil, İtalyan kökenli (“II. Dünya Savaşı'nda İtalyan Direnişi” adlı kitabın yazarı) annesi Marie'nin soyadını kullanıyordu.
Blasio'nun şansı yükseldikçe geleneksel Amerikan medyası saldırı dozajını artırdı. Kızı Chiara'nın uyuşturucu sorunu olduğunu yazdı!
Blasio'nun bunlara yanıt verecek ve seçim kampanyasını yürütecek parası yoktu. Medya kendisine kapalıydı.
Yardımına Yale Üniversitesi öğrencisi oğlu 18 yaşındaki Dante yetişti…
FARKLA KAZANDI
 
Bill de Blasio…
Bugün New York Belediye Başkanı'dır.
Seçimi, -Cumhuriyetçi aday Joe Lhota'ya karşı- yüzde 72.2 oyla kazandı.
David Dinkins'ten bu yana -20 yıl sonra- şehrin ilk Demokrat belediye başkanı oldu.
Başarıyı nasıl yakaladı?
Oğlu Dante'nin büyük katkısıyla sosyal medyayı kullanarak zafere ulaştı.
Kilit sözcük “viral” idi; büyük çoğunlukla video yapımı olmak üzere mesajlarını internet üzerinden yaydılar. Neredeyse New York'ta herkese -özellikle gençlere- ulaştılar.
Diğer adaylar bilindik -medya vs.- araçlarıyla propaganda yöntemini kullanmaya devam ettiler. (Eskimiş propaganda sözcüğünü bilinçli seçtim; artık tek taraflı olduğu düşünüldüğünden propaganda yerine, kampanya deniyor!)
Global Hill Knowlton Strategies'in Digital Engagement Index'nde her iki adayın aldığı puan şöyleydi:
Instagram: Blasio 5.0; Lhota 0.2
Facebook: Blasio 25.0;  Lhota 6.0
Twitter: Blasio 25.0; Lhota 1.7
eMail: Blasio 22.0; Lhota 17.6
YouTube: Blasio 15.0; Lhota 0.3
Toplam: Blasio 92.0; Lhota 25.8
Bu neyi gösteriyor?
Seçim aracı olarak geleneksel medyanın etkisi gittikçe önemsizleşiyor; buna karşılık sosyal medyanın etkisi artıyor.
Kişisel, sosyal ve politik iletişim açısından yeni bir çağa girildi.
Önceki akşam Habertürk'te Deniz Baykal'ı izledim; sunucu Didem Arslan'a neredeyse, “ekranlara bizi hiç çıkarmıyorlar” diye yalvardı!
Baykal, -özellikle genç seçmenleri etkileyecek- torunlarını sosyal medyada harekete geçirse çok daha faydalı olacağını henüz kavrayabilmiş değil!
Şöyle…
KİMLER KAZANIYOR
 
Türkiye'de 42 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı var!
Günde 3 saat sosyal medyadalar. (TV seyretme oranı günde 2 saat 14 dakikaya düştü.)
Nüfusun yüzde 60'ı internet kullanıcısı.
Yüzde 53'ü mobil internet kullanıyor.
Sosyal medya kullanıcılarının neredeyse yarıdan fazlası 18-45 yaş arasında. Bu yaş grubu Türkiye'de seçmen sayısı yaklaşık 35 milyon.
Yani…
Bir “tık” uzakta/ ulaşılması pek zor olmayan muazzam kitle var.
Ama öyle basın bültenini yazıp koyarak bu kitleye ulaşamazsınız! Sosyal medyanın ayrı bir “dili” var!
İnteraktif olmak zorundasınız; hemen tepki vermelisiniz. Farklı/özgün olmalısınız.
Hikayeniz olmalı; -örneğin- Bill de Blasio “İki Şehrin Hikayesi” diye adlandırdığı New York'taki ekonomik eşitsizliği anlattı.
Keza. Sosyal medyada zamanı iyi kullanmalısınız.
TBB Başkanı Feyzioğlu'nun 10 Ocak'ta yayınladığı “Koskoca Türkiye'yi bir tek kişi yönetsin ister misiniz” başlıklı 50 saniyelik videosu sadece Facebook'ta 1 milyon 400 bin kez görüntülendi.
Ancak…
Yanlış anlaşılmak da istemem.
Sadece sosyal medyayı kullanarak da kampanya yürütülmez.
Samimi olmalısız.
Bill de Blasio, dürüst bulundu. Adaylığı öncesi; yoksullara, hastalara, -Müslümanlar dahil- ayrımcılığa maruz kalanlara ve haksızlıklara direnenlere sahip çıkması güvenilirliğini artırdı. Yani, seçmenler sözlerine inandı.
Evet…
Pakistan göçmeni otobüs şoförünün solcu oğlu Sadık Khan, milyarder bankacını sağcı oğlu Zac Goldsmith'i yenip Londra Belediye Başkanlığı'na nasıl seçildiğini sanıyorsunuz? Geleneksel medyayı mı kullandığını sanıyorsunuz?
Bakınız…
Tarihin sarkacı iyilikten yana dönüyor.
Dünyada iyiler kazanıyor/kazanacak.
Vicdan, zorbalığı mutlak yeniyor/yenecek.
“Kararmasın yeter ki, sol memenin altındaki cevahir”…
sözcü
Anahtar Kelimeler
İLGİLİ HABERLER
YORUMLAR

Name:
Email:
Comments:
YORUM GÖNDER
İSİM:
E-posta:
YORUMLAR:
GÖNDER
چاپارک
"Jam News" için tüm hakları saklıdır