kod: 283309
نظرات: 176473 بازدید
Tarih: 13 Eylül 2017 Çarsamba
Ali Kıran
TEKFİRCİLİK BAĞNAZLIKTIR
Kökleri ta Masum imamlar dönemine dayanır. Masum imamlar çeşitli vesilelerle bu düşünceyi mahkum etmişlerdir.
0 0 View 0 نظر
[+] metin Boyutu [-]

      Kökleri ta Masum imamlar dönemine dayanır. Masum imamlar çeşitli vesilelerle bu düşünceyi mahkum etmişlerdir. Mesela İmam Sadık (as) bu düşünce için " Haricilerin görüşüdür" demiştir. Bu konuda Usul-u Kafi'de oldukça açık bi hadis vardır. İşte Kafi'de yer alan ve "tekfirciliği" mahkum eden o hadis:
Ben, Muhammed ibn Müslim ve Ebu’l Hattab bir yerde toplanmış idik. Ebu’l Hattab sordu: “Sizin imameti kabul etmeyen bir kimse hakkında fikriniz nedir?”
Ben cevap verdim: “Benim inancıma göre böyle birisi kafirdir.”

    Ebu’l Hattab şöyle dedi: “Ona hüccet tamam olmadıkça (kendisine gerçek öğreti iletilmemiş ise) kafir değildir. Hüccet tamam olur da inkar ederse o zaman kafir olur.”
Muhammed ibn Müslim de şöyle dedi: “Sübhanallah! İmamı tanımıyor ise, fakat inkar ve cuhud halinde de değilse, nasıl olur da kafir olabilir? Hayır! Gayr-i Arif olan, bilecek durumda olmadığı için bilemeyen, cuhud (Bir şeyi bildiği halde inkâr etmek) ) göstermiyorsa, kafir değildir.”
Böylece biz üç kişi ayrı sonuca varmış olduk.
    Sonra hac mevsimi geldi. Hacca gittim. Mekke’de İmam Sadık’ın (a.s.) huzuruna eriştim. Aramızdaki konuşmayı arz ettim. Görüşünü sordum. İmam buyurdu ki: “Konuşmaya katılan diğerleri de hazır olunca cevap vereceğim. Bu gece, Mina’da, Cemre-i Vusta’da buluşalım, orası buluşma yerimiz olsun.”
Gece olunca oraya gittik. İmam, bir yastığa göğsünü dayamış olarak bize sormaya başladı:
– Hizmetinizi görenler, kadınlar ve aile efradınız için ne dersiniz? Allah’ın birliğine, vahdaniyetine şehadet etmiyorlar mı?
Ben dedim ki:
– Elbette ediyorlar!
– Peygamberin risaletini kabul etmezler mi?
– Elbette ederler, niçin etmesinler?
– Peki, onlar da sizin bildiğiniz ve kabul ettiğiniz gibi imamet ve velayeti bilir ve kabul ederler mi?
– Hayır!
– Şu halde onların durumu inancınıza göre ne olabilir?
– Benim ( Haşim İbni’i Berid) inancıma göre İmam’ı tanımayan kafirdir.
– Sübhanallah! Sokaktaki, çarşıdaki halkı, mesela sakaları hiç görmedin mi? Bunlardan haberin yok mu? [ Sokaktaki adamları tanımaz mısın?]
– Tanırım elbette.
– Onlar namaz kılmıyor, oruç tutmuyor, hacca gitmiyor mu? Tevhide mi inanmıyorlar? Peygamberi mi tanımıyorlar?
– Hayrı, böyle değil; hepsini yapıyor ve inanıyorlar.
– Pekâla. Bu halk çoğunluğu, sizin gibi mi? İmam’ı da biliyor, tanıyorlar mı?
– Hayır!
– Şu halde bunların durumu nedir?
– İnancıma göre İmam’ı tanımayan kâfirdir.
– Sübhanallah! Kâbe çevresinde bu halkın tavafını görmez misin? Yemen ehlinin, nasıl Kâbe örtüsüne yapıştıklarını görmüyor musun?
– Görüyorum.
– Bunlar tevhide ve nübüvvete iman etmezler mi, Allah’ı ve Peygamberini bilmezler mi yoksa? Namaz, oruç ve hacları mı yok?
– Bilirler, iman ederler, bunu da yaparlar.
– İmam’ı sizin gibi tanırlar mı?
– Hayır!
– Şu halde inancınız nedir bunlar hakkında?
– Bana göre İmam’ı tanımayan kâfirdir.
– Sübhanallah! Bu inanç Havariç ( Hariciler) inancıdır.
İmam bu sözünden sonra buyurdu ki:
– İster misiniz size daha fazla açıklamada bulunayım.
– Hayır, dedim.
İmam bunun üzerine şöyle buyurdu:
– Bizden, Ehl-i Beyt’ten işitmediğiniz bir şeye inanmanız şerdir.
– Haşim, sonradan başkalarına şöyle dedi:
– Öyle zannettim ki, bende şu kanaat hasıl oldu ki, İmam, Muhammed ibn Müslim’in görüşünü doğru buluyordu ve bize de onu öğütlemek istiyordu.                                         ( El Kafi, c.2, Bab’ul Dalal,s. 657)

Ali Kıran

TR.JAMNEWS
 

Anahtar Kelimeler
YORUMLAR

Name:
Email:
Comments:
YORUM GÖNDER
İSİM:
E-posta:
YORUMLAR:
GÖNDER
چاپارک
"Jam News" için tüm hakları saklıdır