kod: 284743
نظرات: 43 بازدید
Tarih: 8 Ağustos 2017 Salı
Sinan Eskicioğlu
Yaratıcı’nın senaristliği yada tesadüfler zinciri…
Hepimiz, yaşarken açıklayamadığımız olaylara şahit olmuşuzdur.
0 0 View 0 نظر
[+] metin Boyutu [-]

Kimisi, bunlara ‘takdir-i ilahi’ der. Kimisi, ‘rastlantı’ der. Kimisi, ‘tesadüfün de bu kadarı’ der. Bazıları da hiç farkına bile varmaz. Ne olduğunu ya çok sonra anlar, yada anlamadan bu dünyadan ayrılır.

Takdir-i ilahi diyenden tesadüf diyene kadar birçok tonlar vardır, bu olayları açıklamada. En sert kaderci olanlar, yazıldığı için böyle oldu derken, istekleri için de çalışmayı ihmal etmezler.

Tesadüf olduğunu söyleyenler de, herşeyi açıkladıklarını düşünseler de, açıklanamayan birçok konu vardır. Ölüm gibi, doğum gibi, kişiliklerin oluşması gibi, içimizdeki BEN’in kim olduğunu tam çözememek gibi, şans gibi…

Az da olsa Yaratıcı olabilir diyenler, bütünüyle inananlara kadar bütün insanlar, bu kocaman evrenin bir matematikle yaratıldığını ve bundan dolayı Yaratıcı’nın sanatını vurgularlar. Düşünürler de demek isterdim ama söyleyenler her zaman düşünüyor mudur bilemiyorum.

- Reklam -

Ateist olduklarını ifade edenler, Yaratıcı olmak zorunda değil diyenler de, çalışan bir sistemden bahsederek, doğa kelimesiyle açıklamalar yaparlar.

Son zamanlardaki iklim değişiklikleri ve beklenmeyen sel felaketleri gibi olaylar da, birçok yazarın ‘Doğa, intikam alıyor’ gibi ifadeler kullanmalarının sebebi de budur.

Felsefeciler de, bu konuları uzun uzadıya düşünüp, fikirlerini beyan etmişlerdir.

Evet, evrendeki matematik bir kesinliktir. Canlılar, evrendeki cisimler, atomlar, bakteriler kısaca bütün bunların sistemin içinde görevleri vardır ve matematikle çalışırlar. Atomaltı parçacıklarda quantumdan bahsedilse de, yaşanan hayat genel itibariyle makine gibi çalışan bir sistemdir.

Bunları kaleme aldığım an anlıma gelen müfredattaki evrim konusunun çıkarılması da manidardır. Yerine başka bir tez koyabiliyorsanız, alternatifleri sunmalısınız. Evrim bir kesinlik değildir, ama evrimin olmadığı da bir kesinlik değildir.

Evrim yok demek şunun gibi geliyor bana: ‘Yaratıcı, ‘ol’ dedi ve ilk insan pat diye çamurdan oluverdi ve ruhu da vardı ve tam hazırdı.

Ama öyle değil.

Yaratıcı onu yarattı ve sonra ruhundan üfledi. O arada ilk insan bilinçsiz beklemedeydi. Ruhu olmadığı o an aralığında, ona insan denebilir mi? Denemez.

Çünkü ruhu eksikti.

Demek ki bir hazırlama var. Evrenin de bir hazırlanması mümkündür. Kimisi maymundan gelindiğini ifade ediyorsa, o zaman insandan gelindiğini de bilimsel olarak araştırmak ve sunmak, bunu kabul etmeyenlere düşer…

Evrendeki ve yaşadığımız gezegendeki sistem ve matematik yavaş yavaş bozulmaya başladı. İklim değişiklikleri, mevsimlerdeki anormallikler, türlerin yok olması, tohumların genetiğinin bozulması, yiyeceklerin gıda değerlerinin azalması gibi olumsuzluklar açıkça bunu göstermekte.

Yeri gelmişken ifade edeyim; Kıyamet senaryoları çizenler çok. Yada kıyamet alametlerini sıralayıp ahkam kesenler.

Şu bilinmeli ki, ciddi oranda yörünge değişiklikleri mevcut değildir. Bu da yüzyıllar alan bir süreçtir. Bundan dolayı, kıyameti bekleyenler çok beklemeyin. Belki sizin on kuşak sonraki torunlarınız o bariz alametleri yaşarlar.

İster inançlı için Yaratıcı’nın evreni, ister inançsız için doğanın dengesi hala daha çalışmaya devam ediyor. Sistemi bozan insanlar! Bu yüzden, insanları uyandırmak gerekiyor.

Yaratıcı’nın matematiksel sistem kurmasının yanında, bir de senaristliği var. Öyle bir senaryo kurma ki bu; beynin synapslari gibi.

Şöyle söyleyelim, küçük çocuklardaki synaps sayısı: 10 üzeri 16 (10.000 trilyon).

Yetişkinlerde azalır ve  tahmini olarak 10 üzeri 15 ile 5×10 üzeri 15 (1.000 den 5.000 trilyona kadar).

Yani insan beynindeki synapslar, bu kadar yüksek miktarda olmasına rağmen, mükemmel çalışmaları ile hayranlık uyandırır. Ve hepsi de enerjiye sahiptirler.

Synapsların karmaşık çalışmaları gibi, gezegende yaşayan insanların da, birbirleri ile karmaşık ilişkileri ve bağlantıları vardır.

Hayatın içinde yaşayan insanların da birbirleri ile açıklanamayan garip bir bağla bağlanmış ilişkileri var. Nesillerden nesile de aktarılan bilgi ve ilişkiler ağı var, aynı zaman aralığında yaşayan insanların görüşmeleri-konuşmaları-ve hatta sadece aynı ortamda birbirlerini görmeleri ile oluşan ilişkiler ağı var.

Şu örnekle açıklamak belki daha somutlaştırıcı olacaktır.

Bir film vardı, bilirsiniz. Truman Show. 1998 yapımı bu filmin başrolünde Jim Carrey oynamıştı. Hani şu Maske filminde oynayan aktör.

Truman Show filminde kısaca konu şöyle: Güzel bir adada yaşayan Truman, tam otuz yıl boyunca, 24 saat canlı olarak sunulan bir programın aktörüdür. Çocukluğundan itibaren hayatı, gerçek sandığı stüdyolarda geçer.

Ve bir tek Truman, bunun bir oyun ve TV programı olduğunu bilmez. Hayatı boyunca karşılaştığı bütün insanlar aslında dizi oyuncularıdır. Ailesi, iş arkadaşları, karısı, kısaca hayatındaki herkes aslında oyuncudur.

Ölmüş olan babasını, oyuncular arasında görünceye kadar hiç şüphelenmez.

Truman Show çekilirken bütün oyuncular rollerini yaparlar. Ve bütün oyun Truman etrafında döner.

Yaratıcı’nın senaristliğine gelecek olursak; Truman Show filminde tek bir kişinin hayatı gösteriliyor. Bütün diğer oyuncular sadece o anlık rollerini yapıyorlar. Yaratıcı’nın senaristliğinde ise, bütün insanların hayatları esas ve gerçek. Herkes hayatını en gerçek haliyle yaşıyor. Ama Truman Show filminde olduğu gibi de, birbirlerinin hayatlarını aynı şekilde etkiliyorlar. Yani hem tek kişilik bir film gibi, hem bütünsel olarak kişilikler filmi. Tek kişi üzerinden akan bir hayat değil, milyarlarca insan üzerinden akan bir hayat. Ve aynı zamanda bu milyarlarca insan üzerinden akan ve birbirlerini etkileyen-iletişimde olan hayatın içinde yaşayan milyarlarca insan da tek kişilik gibi kendi hayatlarını yaşıyorlar.

Bütün bu hayat senaryosu da Yaratıcı’nın senaryosu ile, tek kişilik insanların özgür iradeleriyle birlikte yazılıyor…

Çok karmaşık ama çok basit, çok basit ama çok karmaşık…

Anlatmaya çalıştığımı aktarabildim mi, bilmiyorum.

Sevgi ve bilgiyle kalın….

ocakmedya

Anahtar Kelimeler
İLGİLİ HABERLER
YORUMLAR

Name:
Email:
Comments:
YORUM GÖNDER
İSİM:
E-posta:
YORUMLAR:
GÖNDER
چاپارک
"Jam News" için tüm hakları saklıdır