kod: 284744
نظرات: 41 بازدید
Tarih: 8 Ağustos 2017 Salı
Şıvan Okçuoğlu
CIA-Barzani ilişkisi
Michael Rubin, American Enterprise Institute için kaleme aldığı ve Newsweek'te de yayınlanan yazısında, CIA-Barzani ilişkisinde öne çıkan detayları yazdı...
0 0 View 0 نظر
[+] metin Boyutu [-]

Michael Rubin, American Enterprise Institute için kaleme aldığı ve Newsweek'te de yayınlanan yazısında, Batı dünyasının insan hakları konusundaki ikiyüzlü tavrını eleştirirken, CIA'in Barzani ailesi ile olan yakınlığıyla ortaya çıkan ikileme dikkat çekiyor.

İstihbarat ajanslarının yasadışı faaliyetlerde bulunan ve insan hakları ihlallerine imza atanlarla işbirliği içerisinde olmasının nasıl mümkün olabileceğini sorgulayan Rubin, ''ideal bir dünyada'' CIA'in eline kan bulaşmış kişilerle işbirliği içerisinde olmasının yadırganması gerektiğini belirtirken, geçmişte Çakal Carlos'un yakalanması için CIA'in çok sayıda ABD'liyi öldüren bir teröristle işbirliği yaptığını da anımsatıyor.

Rubin'e göre, istihbarat ajansları bilhassa terörle mücadele konusunda ağaçlar için ormanı görmezden gelmemeli.

Bir örnekle durumu açıklayan Rubin, Manuel Noriega'nın Panama'da diktatör olduğunda dahi CIA için önemini yitirmediğini anımsatırken, Noriega'nın CIA ile işbirliğini bitiren ise sadece siyasi istikrarsızlık sürecine girmesi ve ortaklıktan çıkarak 'av' haline geldiğini işaret ediyor.

Rubin'in bir diğer örneği ise Türkiye'de yakından tanınan bir başka terörist, Gulbuddin Hikmetyar, Afganistan ile Rusya savaşırken CIA tarafından desteklenen bir isimdi diye ekliyor, Rubin.

CIA – BARZANİ DESTEĞİ

Rubin'in başta CIA olmak üzere Batı istihbarat ajanslarını eleştirirken örnek verdiği bir diğer isim ise Mesud Barzani, Rubin'e göre CIA, Celal Talabani'nin rakibi olan Barzani'yi desteklerken geçmişteki hatalarını tekrar ediyor.

Barzani ve Talabani arasındaki en büyük benzerliğin nepotistik olmalarına bağlayan Rubin, her iki adamın da başta çocukları olmak üzere yakın akrabalarını kritik görevlere getirdiklerini de anımsatıyor. Talabani, nihayet davranışlarından rahatsız olduğu oğlunu Londra'ya sürgüne gönderirken, Barzani'nin kendi çocuklarının aşırı davranışlarına karşı kayıtsız ve sessiz kalışının altında yatan tehlikeye dikkat çekiyor.

Barzani'nin çocuklarını kendi özel okullarında okuttuğu ve onları yetiştirirken ''üstün oldukları'' algısını çocukların zihinlerine kazıdığını iddia eden Rubin, baba Barzani'nin tüm söylemleri ve savunmalarına rağmen Masrour Barzani'nin dengesiz ve sapkın davranışlarının bir sır olmadığını da anımsatmış.

Rubin, Uluslararası İnsan Hakları Örgütü'nün Irak Kürdistanı'ndaki hapishanelere gerçekleştirdiği bir ziyaret esnasında tutuklu bulunan bir kişinin kendilerine işkence gördüğünü ve başına gelenlerin tek sebebinin Masrour Barzani'nin şirketinde hisse sahibi olmak istediğinde bu teklifi geri çevirmesiyle alakalı olduğunu anlattığını ve bu sözlerin rapor edildiğini söylüyor. Rubin, 2005'te Kemal Said Kadir adlı bir şahsın kaleme aldığı bir yazı dizisiyle Barzani'yi eleştirmesi nedeniyle Masrour'un kontrolündeki güvenlik güçleri tarafından tutuklandığını ve 15 dakika süren bir mahkemenin ardından 30 yıl hapis cezası aldığını da sözlerine ekliyor.

Said Kadir daha sonra örgütün raporu yayınlanınca serbest bırakıldı.

Masrour'un davranışlarının Irak Kürdistanı'nda demokrasinin zayıflamasında büyük bir etkiye sahip olduğunu ve aldığı kararların sonuçlarının verimsizliğini anımsatan Rubin, Masrour'un hatalarından ders almayı öğrenemediğine de dikkat çekerken Viyana'da Masrour ve korumalarının bir saldırı ve cinayete teşebbüs suçlamasıyla tutuklandığı olayı işaret ediyor.

İNSAN HAKLARI İHLALLERİNİ GÖRMEZDEN GELMEYE YATKIN

Barzani ailesinin karıştığı yolsuzlukları eleştiren Sardasht Osman adlı gazetecinin öldürülmesinde Barzani ailesinin suçu Sünni isyancıların üstüne atmış olmasına rağmen, çok sayıda gazetecinin bu olayın sorumlusu olarak Masarour'u gördüklerini de söyleyen Rubin, Amerikan istihbarat topluluğunun Barzani ailesinin insan hakları ihlallerini görmezden gelmeye yatkın olduklarını da iddia ediyor.

CIA tarafından Masrour'un aşırı davranışlarının görmezden gelinmesinde IŞİD'le mücadelenin etkili olduğunu belirten Rubin, Barzani'nin partisinin aynı anda hem IŞİD'le savaşıp hem de bu grupla kazançlı bir ticaret geliştirmesinin çok sayıda kişinin dikkatini çektiğini de anımsatmış.

Kürtlerin ABD'nin Özel Kuvvetleri ile birlikte çalışmaya başlamasının ardından, ABD ile yapılan işbirliğinin görüntülerinin dışarı sızdırılmasında Barzaniler'in etkili olduğunu, ancak Kürtlerle çalışan Özel Kuvvetler askerlerinin yayınlanan fotoğraflarda kimliklerinin ortaya çıkmasının da Pentagon üzerinde şok edici bir etkisi olduğu da belirtilmiş.

Rubin'in işaret ettiği bir diğer konu ise Kürdistan'ın bağımsızlık referandumu, bu oylamanın asıl amacının Kürdistan'ın ekonomik ve demokrasi problemlerini perdelemek olduğunu söylerken, Masrour Barzani'nin babasından sonra Kürdistan'ın yeni lideri olarak iktidarlarını kalıtsal hale getirmek istediğini de iddia ediyor. Bu kaygıyı taşıyanlar ise başta Avrupalılar. Aynı zamanda, kurduğu bu tip ortaklıkların CIA'in çalışma şeklini de sorgulamayı gerektirdiği Rubin tarafından ifade edilmiş.

Rubin şu kritik soruyu da yazısında öne sürüyor, 'eğer babasının yerine geçecek olursa Masrour'un davranışları gelecekte Kürdistan'ın bağımsızlığını ne şekilde etkiler?'

odatv

Anahtar Kelimeler
İLGİLİ HABERLER
YORUMLAR

Name:
Email:
Comments:
YORUM GÖNDER
İSİM:
E-posta:
YORUMLAR:
GÖNDER
چاپارک
"Jam News" için tüm hakları saklıdır