kod: 285429
نظرات: 52 بازدید
Tarih: 11 Ekim 2017 Çarsamba
Abdülkadir Özkan
ABD, Türkiye’yi teslime zorluyor
Birdenbire ABD ’nin Türklere vizeyi askıya almasını sadece bir elçilik çalışanının FETÖ ile irtibatlı olmasından tutuklanması ile izah etmek meseleyi hafife indirgemek olur.
0 0 View 0 نظر
[+] metin Boyutu [-]

Çünkü yüzlerce FETÖ üyesi bugün ABD’de bulunuyor ve hiçbir takibata uğramıyor. Bunun yanında Irak ’ta ortaya çıkan referandum dayatmasının arkasında ABD’nin olduğunu bilmeyen yok. ABD, Irak ve Suriye başta olmak üzere bölge ülkelerini yeniden dizayn etmeye karar vermiş ve kararını uyguluyor. Bu kararın uygulanmasında da hiçbir ülkenin karşı tavır sergilememesini istiyor. Kısacası, ABD kendisini bölgenin tek hâkimi olarak görüyor. Planın uygulanmasına fiilen olmasa bile sözlü olarak karşı çıkılmasına tahammül edemiyor. Bu arada Türkiye’nin Suriye konusunda Rusya ile belli bir mutabakat sağlamış olmasını da kendisine meydan okuyuş olarak algılıyor. Bu mutabakatın İdlib’e asker sevki ile fiilen uygulamaya konulması ise ABD’nin çıldırması için yeterli sebep oldu.

Diyebiliriz ki, komşularımızdaki gelişmelerin yönünü belirleme hakkını on binlerce kilometre uzaktan gelmiş olanlar kendilerinde görüyor, böyle bir hakkı gelişmelerden doğrudan etkilenen Türkiye’ye çok görüyorlar. Irak’ı işgal edip yıllardan beri karmaşanın içine itenler, Suriye’yi karıştırıp milyonlarca insanın ülkemize sığınması karşısında kendilerini sorumlu görmeyenler, buna karşılık Irak benzeri bir gelişmenin Suriye’de de ortaya çıkmasını istemeyen Türkiye’nin harekete geçmesinden rahatsız oluyorlar. Onlar rahatsız oluyor diye gelişmelere seyirci kalmak mümkün olmadığına göre Türkiye, kendi çıkarları doğrultusunda hareket edecektir/etmelidir. Ne var ki, Türkiye’nin böyle bir tavır sergilemesi CONİ’yi rahatsız ediyor. Türkiye ile NATO içinde müttefik olunmasını Türkiye’nin kendilerine teslim olması olarak algılıyorlar. Bu bakımdan ABD ile ilişkilerimizi sadece onların attığı her adıma destek olunması, hiçbir şekilde müdahalede bulunulmaması gerektiğini düşünüyorlar ve bunu dayatıyorlar. Bu sebeple de ABD’nin vizeleri askıya almasını sadece bir elçilik çalışanının tutuklanmasına tepki olarak görmek eksik bir değerlendirme olur. Rahatsızlık Irak ve Suriye’deki gelişmelere karşı Türkiye’nin tepkisiz kalmayışı, karşı tepki ortaya koyması ile ilgilidir.

Türkiye’nin Irak sınırında günlerden beri tatbikat yapması, ardından İdlib’e asker sevki ABD’nin hükümranlığına müdahale olarak görülmektedir. Onlar öyle görüyor diye herhalde tüm gelişmelere seyirci kalınamazdı. Kalmak ülkemizin bölünmesi yönündeki çalışmalara seyirci kalmak anlamına gelirdi. Bu ise hiçbir yöneticinin göze alamayacağı bir durumdur.

CONİ’yi bu küstahlığından vazgeçirmenin bir yolu yok mudur? Hemen belirteyim ki, yenilmez hiçbir güç yoktur. Yeter ki İslam ülkelerinde birtakım yöneticiler oturdukları koltuğu kaybetmemek uğruna bu işgalci ve sömürgeci güce teslim olmaktan vazgeçsinler/geçebilsinler. Bu durumu İslam Birliği’nin oluşması olarak da nitelendirebiliriz. Teslimiyet devam ettiği sürece sömürgecilerin İslam ülkelerinden istekleri bitmeyecektir. Buna rıza göstermek ise zulme rıza anlamına gelir. Ülkeler işgale uğrarken ülkelerini terk edip gidenlerle bu mesele çözüme kavuşturulamaz. Başka ülkelerde ölüm ve açlığa razı olmak yerine kendi ülkelerini savunmayı ve bu uğurda ölmeyi göze alabilenlerin sayısı çoğaldığında CONİ’ler hizaya girecekler, ülkeleri ellerini kollarını sallayarak işgal edemeyeceklerdir.

milligazete

Anahtar Kelimeler
İLGİLİ HABERLER
YORUMLAR

Name:
Email:
Comments:
YORUM GÖNDER
İSİM:
E-posta:
YORUMLAR:
GÖNDER
چاپارک
"Jam News" için tüm hakları saklıdır