kod: 285864
نظرات: 42 بازدید
Tarih: 18 Kasım 2017 Cumartesi
Abdülkadir Özkan
ABD, dost olmadığı gibi müttefik de değil
Şartlar gereği dost olmadığını bildiğiniz ülkelerle ittifaklar oluşturulabilir. Ancak, bu ittifakın dostlar arasında oluşması elbette çok daha gerçekçi olur.
0 0 View 0 نظر
[+] metin Boyutu [-]

ABD ile oluşturulan ittifak geçmişte o günün şartlarında belki iki dost ülke arasında oluşturulduğu düşünülerek hayata geçirilmiş olabilir ama gelinen noktada ABD gibi bir dostunuz (!) varsa düşmana ihtiyaç olmadığı görülüyor. Çünkü gerek ABD ile imzalanmış ikili anlaşmalar çerçevesinde gerek NATO ittifakı içinde bulunuyor olmaktan Türkiye’nin yarardan çok zarar gördüğü ortada. Özellikle NATO’nun sadece ABD adına çalışan, onun çıkarlarını koruyan, buna da uluslararası bir zemin hazırlayan örgüt olmaktan öte bir işlevi yoktur. Bu durdum Sovyetler Birliği’nin, ardından da Varşova Paktı’nın dağılması ile iyice netlik kazanmıştır. Bunun yanında ABD ile kimi zaman stratejik müttefik kimi zaman dost ve müttefik olarak nitelendirilen ilişkilerimiz gelinen noktada anlamını yitirmiştir. Çünkü söz konusu ilişkiler Türkiye’nin aleyhine sonuçlar vermektedir.

Özellikle Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) adı altında sunulan projenin uygulamada Irak ve Suriye ’den sonra ülkemizi hedef aldığının artık gizli hiçbir tarafı kalmamıştır. Her ne kadar sözlü açıklamalarda Türkiye doğrudan hedef alınmamakta, sırt sıvazlama sürdürülmekte ise de görünen o ki Türkiye açıkça ABD’nin bölgemizdeki üçüncü hedefidir ve Irak ve Suriye’den sonra hedef tahtası haline getirilmiştir. Kaldı ki giderek sözlü açıklamalarda da nezaket kuralları bir kenara itilmiş durumda.

Bu noktada yıllardan beri İran ABD’nin bölgemizdeki öncelikli düşmanı gibi takdim ediliyorsa da gelinen bu tavrında oyunun bir parçası olduğu görülüyor. Böylece İran bölge ülkeleri için ciddi bir tehdit olarak gösteriliyor, bu ülkeye karşı bir cephe oluşturulmaya çalışılıyor. Bir başka ifadeyle İran’a yönelik ABD ve müttefiklerinin saldırıları bölgemizde bir mezhep savaşının ortamını hazırlamak için kullanılıyor. Bu oyuna karşı Türkiye’nin Rusya ve İran ile birlikte görüntü vermeye başlayınca ABD Türkiye’ye yönelik düşmanlığını gizleyemez hale geldi ve açıkça sergilemeye başladı. Dikkat edilirse özellikle Suriye’de Türkiye-İran ve Rusya arasında oluşturulmuş üçlü hareket içinde ABD ve yandaşları sadece Türkiye’ye karşı söylemlerini ve tavırlarını sertleştirmekte, buna karşılık bu ittifakın içinde Rusya ve İran yokmuş gibi davranıyorlar. Bu ise ABD için bölgemizde öncelikli hedefin Türkiye olduğunu gösteriyor.

Kaldı ki Suriye’deki gelişmeler ve yaşananlar dikkatlice incelendiğinde de bu gerçek çok net görülüyor. Çünkü Suriye’de ABD ve Rusya asker bulundurmakta, üsler tesis etmektedirler ve bundan iki taraf da şikâyetçi değildir. Buna karşılık DEAŞ terör örgütüne karşı Türkiye’nin devreye girmesinden ABD rahatsızlığını gizlemiyor. Bunun yanında DEAŞ terör örgütü Suriye’den söküp atmak için mücadele ediyor görünenlerin aslında terör örgütleri ile birlikte hareket ettikleri, PKK /YPG’ye Suriye’de alan açmak için uğraştıkları da görülüyor. Bu durum Türkiye için ciddi bir tehdit oluşturmakta ama ABD bundan memnundur. Çünkü Irak’tan sonra Suriye’de bir Kürt devleti kurulmaya çalışılıyor. Böylece sıra Türkiye’ye gelecektir. Yıllardan beri zaten PKK terör örgütüne verilen desteğin hedefi de bu değil mi? Kısacası, ABD ve yandaşları İran’ı hedef göstererek hedef saptırıyorlar.

milligazete

Anahtar Kelimeler
İLGİLİ HABERLER
YORUMLAR

Name:
Email:
Comments:
YORUM GÖNDER
İSİM:
E-posta:
YORUMLAR:
GÖNDER
چاپارک
"Jam News" için tüm hakları saklıdır