kod: 285875
نظرات: 32 بازدید
Tarih: 18 Kasım 2017 Cumartesi
İmam Hasan (as) Barış ile Askeri Yenilgiyi Evrensel Siyasi ve İtikadi Zafere Dönüştürdü
Berlin İmam Rıza İslam Merkezi Hocası Şeyh Sabahattin Türkyılmaz son Cuma hutbesinde İmam Hasan'a dayatılan barışı neden kabul ettiğine değinerek şu hususlara dikkat çekti:
0 0 View 0 نظر
[+] metin Boyutu [-]

   Cam Haber Ajansı (JAM) – Malesef bazıları İmam Hasan’nın (as) barışını iyi analiz edemiyor, İmam Hasan’ın (as) barışı kabul etmek zorunda bırakıldığını göremiyorlar.

Tarihin iyi analiz edilmesi gerekir. Kafirlerle, müşriklerle ve münafıklarla ihtiyari olarak barış yapmanın caiz olduğuna delil olarak İmam Hasan’ın (as) barışını gösterenler yanılmaktadırlar.

İmam Hasan’nın (as) barışı kaçınılmazdı, gelişen olayların sonucunda oluşan bir süreçti.

İmam Ali’nin (as) şehadetinin ardından İmam Hasan (as) ümmetin biatını kabul edip Muaviye’nin saldırılarına son vermek için ordu hazırlıyor. Hazırladığı ordu ile Kufe’den hareket ediyor ve daha savaş meydanına varmadan ordunun savaşacak durumda olmadığını görüyor. Komutanların ihaneti, Muaviye’nin ordu içinde oluşturduğu fitne ve kargaşa, askerlerin iradesizliği, yakınlarının basiretsizliği, Amr As gibi bir hilekar stratejistin hakikatleri ters düz ederek müslümanları kandırması, savaşta ölecek müslümanların sorumlusunun İmam Hasan (as) olacağının empoze edilmesi gibi gelişmeler süreci değiştirmişti.

İmam Hasan (as) böyle bir durumda kendisine dayatılan barışı kabul ederek askeri yenilgiyi büyük bir evrensel siyasi ve itikadi zafere dönüştürdü.

Bu siyasi ve itikadi zafer şunları kazandırmıştı;

-Muaviye’nin gerçek çehresini ortaya çıkarıp; bütün tağutların munafıklığını, inanları aldattığını, ahde vefa etmeyeceklerini gösteridi.

-Muaviye’nin hiçbir şekilde ilahi meşruiyetinin olmadığını ve ilahi imametle beşeri hilafetin farkını ortaya koydu.

-Muaviye’nin halktan aldığı sözde meşruiyetin de bazı şartlara bağlı olacağını, Allah’ın kitabı ve Resulullah’ın (saa) sünnetine uyulması gerektiği ama buna da uymadığını ortaya koydu.

-Muaviye saltanatı tarafından herkese eşit davranılmayacağı ve herkesin aynı haklara sahip olmayacağı, günümüz tabiriyle vatandaşlık haklarınınn gözetilmeyeceği, ırkçı ve kavimiyetcilik yapılacağının halk tarafından anlaşılması sağlandı.

-Asırlar sonra Ehl-i sünnet alimlerinin halifeleri “Hulefa-i Raşidin” ve “gayri raşidin” diye ikiye ayırarak Muaviye ve arkasından gelenlerin gerçek çehrelerini görmelerini sağladı.

- İmam’ı (as) barışa zorlayanların ne kadar basiretsiz oldukları ortaya çıktı.

- İmam (as) ordusundaki komutanların; ne kadar dünya düşkünü, mala, paraya, makama satıldıklarını görmelerini sağladı. Barış sonrası kendisine “neden barışı kabul ettin sen Sıffin’de kahramnca savaşıyordun şimdi ise barışı kabul ediyorsun” sorduklarında İmam (as ) şöyle buyuruyor: “Ben değişmedim, ben aynıyım siz değiştiniz. Sıffin’de dininiz dünyanızın önündeydi, şimdi ise dünyanız dininizin önündedir”.

Bütün bunların yanısıra İmam Hasan (as) bu barışı ile en zor zamanlarda diplomatik ilişkilerin nasıl sürdürülmesi gerektiğini ve ilkelerini öğretiyor.

Askeri bir zaferin kazanılamayacağını, uzun bir savaşın müslümanları bekelediğini ve müslümanların buna tahammül edemeyeceğini, bütün zorluklara sabretseler bile elde edilecek askeri üstünlükle bunların kazanılamayacağını görüyor.

İmam Hasan (as ) ceddi Resulullah’ın (saa) Hudeybiyye barışındaki siretini takip ediyor.

Vesselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berekatuh

Rasthaber/ Berlin

TR.JAMNEWS

Anahtar Kelimeler
YORUMLAR

Name:
Email:
Comments:
YORUM GÖNDER
İSİM:
E-posta:
YORUMLAR:
GÖNDER
چاپارک
"Jam News" için tüm hakları saklıdır