SON HABERLER
 
 
kod: 286036
نظرات: 30 بازدید
Tarih: 2 Aralık 2017 Cumartesi
Barış Doster
Türkiye NATO'dan çıkmaya karar verirse neler olacak"
Siyasette, diplomaside, ekonomide, güvenlikte hamasetin öne çıktığı bir süreçte ısrarla anımsatmakta yarar var;
0 0 View 0 نظر
[+] metin Boyutu [-]

Siyasette, diplomaside, ekonomide, güvenlikte hamasetin öne çıktığı bir süreçte ısrarla anımsatmakta yarar var; bunların hepsi son toplamda menfaatle ilgilidir. O nedenle hesap – kitap işidir. Türkiye’nin ABD bağımlılığı ve NATO üyeliği de bu gerçeklerden bağımsız değildir. Gerekçelerini sıralayalım…

 

1) Israrla vurguluyoruz: İhtiyaçlar değişince, ittifaklar da değişir. Her ittifak karşısında yeni bir ittifak doğurur. Sıklıkla belirtiyoruz: İttifakların kalıcı, uzun ömürlü, sağlıklı yürümesi için üyeleri arasında öncelik, beklenti, hedef, değer, çıkar, tehdit algısı açısından benzerlik gerekir. Üye ülkelerin çapı, ölçeği, kapasitesi benzer olmadıkça, güçlü olanın borusu öter. Eşitlik olmaz. Eşitler arasında birinci de olmaz. En kuvvetli olan, liderlik eder. Zamanın ruhu, dönemin ihtiyaçları, bölgesel ve küresel kuvvet dengeleri, hasımların durumu da, ittifakların ömrünü belirleyen unsurlardandır.

 

2) Bu açıdan bakıldığında, NATO, ABD emperyalizminin ihtiyaçlarından doğmuştur. NATO; Atlantik’teki Avrupalı müttefiklerini de yanına alan ABD’nin, emperyalist işgal aygıtıdır. Soğuk Savaş yıllarının başlangıç döneminin ürünüdür. Kendisini öncelikle, SSCB’nin liderlik ettiği Varşova Paktı’na karşı konumlandırarak, meşruiyet edinmiştir. Soğuk Savaş bitince de, kendine yeni “düşmanlar” icat etmiştir, varlığına gerekçe olarak: “İnsan kaçakçılığı, uyuşturucu madde kaçakçılığı, silah kaçakçılığı, nükleer madde kaçakçılığı, radikal İslami akımlar, sınır aşan suçlar, küresel terör” vb… Gelin görün ki, tüm bu suçlarda da ABD parmağı vardır. Dünyada en fazla uyuşturucu üretilen ülkelerden olan Afganistan’daki ABD varlığı, uyuşturucu çetelerinin cirit attığı bazı Latin Amerika ülkelerindeki ABD nüfuzu, IŞİD’in kuruluşundaki ABD desteği gibi.

 

3) Türkiye’nin NATO için aldığı risk, katlandığı her türden maliyet, NATO’nun Türkiye’de yarattığı tahribat, Türkiye’nin askeri, siyasi, iktisadi, bürokratik, akademik, kültürel, toplumsal yapısı üzerindeki nüfuzu, Türkiye’nin NATO üyesi olarak kazandıklarından kat be kat fazladır. NATO’nun fayda – maliyet analizi yapılırsa, Türkiye’nin kaybının kazancından çok daha fazla, mutlak olduğu anlaşılır.

 

4) Türkiye’nin tam denetim sahibi olamadığı, içinde hangi dolapların çevrildiğini tam çözemediği İncirlik........

Siyasette, diplomaside, ekonomide, güvenlikte hamasetin öne çıktığı bir süreçte ısrarla anımsatmakta yarar var; bunların hepsi son toplamda menfaatle ilgilidir. O nedenle hesap – kitap işidir. Türkiye’nin ABD bağımlılığı ve NATO üyeliği de bu gerçeklerden bağımsız değildir. Gerekçelerini sıralayalım…

 

1) Israrla vurguluyoruz: İhtiyaçlar değişince, ittifaklar da değişir. Her ittifak karşısında yeni bir ittifak doğurur. Sıklıkla belirtiyoruz: İttifakların kalıcı, uzun ömürlü, sağlıklı yürümesi için üyeleri arasında öncelik, beklenti, hedef, değer, çıkar, tehdit algısı açısından benzerlik gerekir. Üye ülkelerin çapı, ölçeği, kapasitesi benzer olmadıkça, güçlü olanın borusu öter. Eşitlik olmaz. Eşitler arasında birinci de olmaz. En kuvvetli olan, liderlik eder. Zamanın ruhu, dönemin ihtiyaçları, bölgesel ve küresel kuvvet dengeleri, hasımların durumu da, ittifakların ömrünü belirleyen unsurlardandır.

 

2) Bu açıdan bakıldığında, NATO, ABD emperyalizminin ihtiyaçlarından doğmuştur. NATO; Atlantik’teki Avrupalı müttefiklerini de yanına alan ABD’nin, emperyalist işgal aygıtıdır. Soğuk Savaş yıllarının başlangıç döneminin ürünüdür. Kendisini öncelikle, SSCB’nin liderlik ettiği Varşova Paktı’na karşı konumlandırarak, meşruiyet edinmiştir. Soğuk Savaş bitince de, kendine yeni “düşmanlar” icat etmiştir, varlığına gerekçe olarak: “İnsan kaçakçılığı, uyuşturucu madde kaçakçılığı, silah kaçakçılığı, nükleer madde kaçakçılığı, radikal İslami akımlar, sınır aşan suçlar, küresel terör” vb… Gelin görün ki, tüm bu suçlarda da ABD parmağı vardır. Dünyada en fazla uyuşturucu üretilen ülkelerden olan Afganistan’daki ABD varlığı, uyuşturucu çetelerinin cirit attığı bazı Latin Amerika ülkelerindeki ABD nüfuzu, IŞİD’in kuruluşundaki ABD desteği gibi.

 

3) Türkiye’nin NATO için aldığı risk, katlandığı her türden maliyet, NATO’nun Türkiye’de yarattığı tahribat, Türkiye’nin askeri, siyasi, iktisadi, bürokratik, akademik, kültürel, toplumsal yapısı üzerindeki nüfuzu, Türkiye’nin NATO üyesi olarak kazandıklarından kat be kat fazladır. NATO’nun fayda – maliyet analizi yapılırsa, Türkiye’nin kaybının kazancından çok daha fazla, mutlak olduğu anlaşılır.

 

4) Türkiye’nin tam denetim sahibi olamadığı, içinde hangi dolapların çevrildiğini tam çözemediği İncirlik........

Yazının devamı için lütfen linki tıklayın:

http://odatv.com/turkiye-natodan-cikmaya-karar-verirse-neler-olacak-0112171200.html

Anahtar Kelimeler
Türkiye-NATO
 | 
Gerginlik
 | 
TRJAMNEWS
 | 
İLGİLİ HABERLER
YORUMLAR

Name:
Email:
Comments:
YORUM GÖNDER
İSİM:
E-posta:
YORUMLAR:
GÖNDER
چاپارک
"Jam News" için tüm hakları saklıdır