kod: 286341
نظرات: 27 بازدید
Tarih: 28 Aralık 2017 Persembe
Veysi Dündar
OHAL Raporunun Düşündürdükleri
Budizm, Hristiyanlık ve Müslümanlığın hızla yayılma nedeni; vicdanları arıtmaya en fazla hizmet eden, halkın ihtiyaç, seviye ve........
0 0 View 0 نظر
[+] metin Boyutu [-]

Hak ve Adalet Platformu OHAL Araştırma ve Raporlama Komisyonu, “15 Temmuz 2016 Sonrası OHAL’de Yaşanan Hak İhlalleri ve Sosyal Boyutları” başlıklı raporunu dün kamuoyuyla paylaştı. Araştırmayı dinlerken yer alan ifadelerden bazılarını özellikle not ettim.

“İnsanlara güvenimi yitirdim. İnancımda adeta köklü değişimler oldu. Devlet, millet kavramı ve dindarlığa karşı düşüncelerim radikal şekilde değişti. Dindarlara güvenim kayboldu. Müslümanım diyenlere inanmıyorum.”

17-25 Aralık ve 15 Temmuz süreci, İslam’a ve dine bakışı çok olumsuz yönde etkiledi. Beyanlardan anlaşılacağı üzere tahrifat had safhada. Çevremde de “dinden soğudum, namazı bıraktım, namaz aklıma geldikçe kılıyorum, bunların arkasında namaza durmam” diyen çok insan tanıyorum.

Budizm, Hristiyanlık ve Müslümanlığın hızla yayılma nedeni; vicdanları arıtmaya en fazla hizmet eden, halkın ihtiyaç, seviye ve içinde bulundukları sosyal şartlara en çok düzenleyici etki yapan dinler olması nedeniyledir.

Normalde din, iman edenlere ümit, kuvvet ve teselli vermek suretiyle acılara yoksunluklara, haksızlıklara direnmeyi ve dayanmayı öğretir. En gerçek imanlı, hayatın her çeşit tecellileri karşısında, Tanrı gibi yüce bir gücün himayesine dayanarak cesaret kazanır.

Ancak dinler, insanın suç işlemesine engel olmadıkları içindir ki, vicdanın yeter bir yaptırımı bulunmadığını sezmişler. Her suçu cezalandırmanın da imkansız olduğunu anlamış bulunduklarından, bir toprak altı mahkemesinin mutlak adaletini türlü şekillerde telkin etmişlerdir. Ve zulüm görenlerin öç ya da tesellilerini bu adalet vaadleriyle sağlamaya çalışmışlardır.

Din, toplum bakımından bütün kollektif tasarımların  bir nebülözüdür. Bir dinin başka bir dine mensup olan toplum içinde yayılabilmesi için, o toplumun değer yargılarında bir yetersizlik ve bozukluğun başlamış olması gerekir. Yeni din, bu eski din çevresinde yayılırken, yayılmayı kolaylaştıran bir yumuşaklık gösterir.

Dinlerin birbirlerine karşı olan antipatileri, her birinin ayrı ayrı kendilerini yaymak ve kabul ettirmek için uyguladıkları metod, bu dinleri benimseyen ulusların siyasal amaçlarını maskelemesine hizmet eder. Politikacıların çoğu zaman dini kendi tutkularına vasıta yapmaları, dinde ve dinlilerde bu kabiliyetin fazlasıyla bulunmasındandır.

Şimdi şimdi açığa çıkmaya başlayan ve artık açıkça dillendirilmeye çalışılan dinden soğuma beyanları, toplumun değer yargılarındaki bozulmanın eseridir. Maalesef insanımız ateizme, deizme ya da diğer dinlere yönelir duruma gelmiştir. Bu konu yabana atılacak türden değildir. Dahli olan herkes, şapkasını önüne alıp, kefaretini nasıl ödeyeceğini düşünmelidir. Ama toprak üstü mahkemede ama toprak altı mahkemede…

ocakmedya

Anahtar Kelimeler
İLGİLİ HABERLER
YORUMLAR

Name:
Email:
Comments:
YORUM GÖNDER
İSİM:
E-posta:
YORUMLAR:
GÖNDER
چاپارک
"Jam News" için tüm hakları saklıdır